SCHWEYK (2001-2002)

Epik tiyatro kuramının yaratıcısı olan ve tiyatroya o güne kadar gelen kalıpları yıkarak yeni bir anlayışa yol açan Bertolt Brecht Şubat 1898 yılında Augsburg’da doğdu.1916 yılında tıp okumak üzere Münih’e gitti. 1918’de 1.Dünya Savaşı ile birlikte askere alındı ve savaşın korkunç yüzü ile ilk defa bu dönemde, görevli olduğu hastanede karşılaştı.

Savaş bitip Almanya yenilince Brecht’de Münih’e geri döndü ve burada ilk oyunu olan Baal’i yazdı. Bu tarihten baskıcı Hitler rejiminin 2.Dünya Savaşı’yla doruk noktasına çıkmasına kadar Almnya’da kalan Brecht, “Gece Davul Sesleri”, “Adam Adamdır”, “Mahagonny Kenti’nin Yükselişi ve Çöküşü” (İktisat Oyuncuları Tiyatro Topluluğu bu oyunu 1995’te sergilemişti) ve “Aslan Asker Schweyk”ın da aralarında bulunduğu pek çok oyuna imza attı. Devrin ünlü yönetmenlerinden Piscator ile çalışı ve kuramının temellerini oluşturmaya başladı.

Sürgün yıllarında Brecht Viyana, Paris, Danimarka, Finlandiya, Amerika gibi pek çok yeri dolaşıyor, Nazi rejimi ise onun tüm eserlerini yasaklıyordu. Tiyatronun sadece toplumu yorumlayan değil, aynı zamanda değiştiren bir güç de olduğuna inanan Brecht tiyatroda tarihselleştirme, yabancılaştırma, gestus gibi pek çok yeni uygulamanın öncüsü oldu.

“Schweyk” oyununu yazar Haşek’in, 1.Dünya Savaşı’nı konu alan romanından uyarlanmıştır. Brecht oyunun ilk uyarlamasını 1928 yılında, Piscator ile birlikte, “Aslan Asker Schweyk” adı altında sahneye taşımıştı. 2.Dünya Savaşı’ndan sonra “Schweyk”ı yeniden ele alan Brecht “Schweyk 2.Dünya Savaşı’nda” adıyla bu kez Hitler’i ve onun yoluyla faşist tutumundan doğan 2.Dünya Savaşı’nı Schweyk karakterinin ağzından çift taraflı bir diyalektikle incelemiştir.

Oyun aslında Brecht’in diğer birçok oyununda olduğu gibi ezen-ezilen çatışması üzerine kurulmuştur ve bir dünya savaşının içinde yaşanan küçük mücadeleler oyunda işlenmiştir. Baskı, sömürü, adalet, hak, haksızlık, açlık, aşk gibi oyunun temelini oluşturan kavramların günümüzle bağlantıları da düşünüldüğünde, “Schweyk” oyununun hem yorumlayıcısına hem izleyicisine büyük bir hazzın yanında sorgulama isteğini vereceğini de umuyoruz…