KRAPP’IN SON BANDI (2002 – 2003)

İnsan öyle mükemmel öyle eksiksiz çalışan bir mekanizma ki 7000 yıl gibi kısa bir zamanda bu çorak araziyi kainat harikası bir canavara dönüştürdü. Tabii bunun bazı bedelleri oldu. Güzel şeylere ulaşabilmek için biraz da olsun kendinden ödün vermeyi genel bir ilke olarak benimsemiş olan insan, sadece bir şeyi başaramamış ve de başaramayacak durumda; kendi tanım aralığını yaratamamak… Bu yüzden bireyinde başlayan parçalanmayı kimi zaman komik kimi zaman da korkunç bir takım bahanelerle hem türdeşlerine hem de yeryüzünde kendi yarattığı kavramlara acımasızca saldırarak kusmaya çalışıyor. Bir yaratıcı tasarlayın; asıl yaratıcıyı yadsımış olmasına rağmen yaratılmışlığın ve ölümlülüğün acısını çeken.

Krapp, Beckettgil tarzı bir koridor azizi. Tutkusu, azmi, tercihlerinin korkunçluğu ve uygulamasının acımasız kararlılığıyla bir yer adamı coğrafyası. Sokakta yürüyen benzerlerinden o kadar farklı ki adeta onların aynısı. İnsan kaderinin kişisel kronolojisinde, tarihinin acı çeken silueti kendisine gülümsediğinde çan seslerinden, köpek saniyelerinden, yaprakların düşüşünden ya da çaya batırılan bir Beckett azizi Krapp.