AY IŞIĞI (2013-2014)

Harold Pinter 1930 yılında Yahudi bir terzinin oğlu olarak Londra’da doğdu. Savaş döneminin içinde yer aldığı için bu etkiyi hiçbir zaman atamadı. Öyle ki bu etkiyi eserlerine de yansıtır. Yoğun denecek derecede Franz Kafka, Ernest Hemingway ve Samuell Beckett hayranıdır. Oyunlarında genelde insanların gündelik konuşmalarının çözümlenmesine değinir ve insanlar üzerindeki baskıyı işlemiştir. İlk eserlerinde işçi sınıfına mensup insanların içinde bulundukları olumsuz koşullara, maddi zorluklara ve bunun ruhlarına yansımasına ve onların hayal kırıklıklarına değindi.

Ay Işığı’na bakacak olursak gerek ikili çarpık ilişkiler, gerek ailevi ilişkiler, ölümle bir alıp verememe hali, sürekli olarak bekleyiş, olayların odada -korunma iç güdüsü altında- geçmesi. Odadan çıkmama isteği -sahiplenme güdüsü- ölüm bekleyişi. İletişimsiz güdüler, anlaşılmama hali, yoksunluk, eksiklik ve de yalnızlık korkusu… Sürekli olan bir araf durumu ve ölümle yaşam arasındaki ince çizgi üzerinde beklenen bir ay ışığı… Pinter ilk bakışta basit gözüken algılanması güç karmaşık bir saçmalıklar bütünüdür. Anlamsızlığı anlamlandıran insan…

İktisat Oyuncuları olarak 2013 – 2014 ilk dönem Franz Kafka’nın Dönüşüm eserini sahnelemiştik. Bunun paralelinde 3 absürd oyunla geçmiş deneyimlerimizden de yola çıkarak 2.Dünya Savaşı’ndan bu yana daha da sorgulanan bu iletişimsizlik, kimliksizlik, monotonluk, anlamsızlık, ve aslında hepimizin hayatının çözümsüzlüğü olan “zaman, ölüm” gibi kavramları günümüz yorumuyla gösterdik, topluluğumuzu deneysel bakış açısıyla ve reji-oyunculuk alanlarında da üst basamağa ulaştırdık.