William Shakespeare, 1564-1616 yılları arası yaşamış, yazı hayatına komedilerle başlamış, sonra kendisini üne kavuşturan tragedyaları yazmış, son dönemlerinde trajikomik eserlerini vermiştir. Bu eserlerde kahramanların asıl sorunu, kendi kusurları ya da zayıflıklarıdır. Bunlar çoğunlukla acımasızlık, hırs, kıskançlık, bencillik gibi hoş olmayan özelliklerdir. Karakterlerin şiir diliyle konuşmaları bile onların inandırıcılığını zedelememiştir.Shakespeare, Atinalı Timon’u yazarken büyük bir bunalıma girdiği ve Timon’a trajik bir karakter kazandıramadığı için oyunu yarım bıraktığı söylenir. Atinalı Timon’da evrensel duygular taşıyan tragedya oyunlarından birisidir.

İktisat Oyuncuları olarak daha önceki yıllarda Shakespeare’in ”Yaz Gecesi Rüyası” ve ”kuru Gürültü” oyunlarını sergiledik. Atinalı Timon’da doğanın değişmezliği ve doğadan gelenin tekrar doğaya gittiği kısır döngü çerçevesiyle birlikte insanoğlunun zamandan soyut olarak günümüze kadar değişmeyen duygu ve davranışlarının insanlığın gelişim süreci içinde yorumlayıp çağdaş bir şekilde sahneye koyduk.

Atinalı Timon; insanlığın kibrini ve bencilliğini, etraflarındaki sahte yaşamları, çıkarları uğruna birbirlerini ezdiklerini, maddeleri değersiz gördüğünü bu olaylarla birlikte insanların hayatı kolaylaştırmaya çalışması dünyayı kontrol etme arzusu, mutluluk için yapılan entrikalar insanı bunalıma sürüklemektedir. Bu durum karşısında insanın egemenliği,kaçışı mı olmalıdır?

KENDİMİ HER ZAMAN MUTLU HİSSEDERİM. NEDEN BİLİYOR MUSUNUZ ? HİÇ KİMSEDEN BİR ŞEY UNMAM. BEKLENTİLER DAİMA YARALAR.